BU BÖLÜME REKLAM ALINIR
English Arabic
DUYURULAR
FAALİYETLERİMİZ
FAALİYET RAPORLARI
ÜYE HABERLERİ
HABERLER
ÜLKE RAPORLARI
FAYDALI BİLGİLER
LİNKLER
ZİYARETÇİ DEFTERİ
İLETİŞİM
Alış Satış
 Dolar 1.5045 1.5118
 Euro 1.9596 1.9691
 Sterlin 2.3460 2.3583
TURAB HAKKINDA
“Kılıçla zafer kazananlar, sapanla zafer kazananlara mağlup olmaya ve sonuçta yerlerini onlara vermeye mecburdur.”
Mustafa Kemal Atatürk
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, ‘BENELUX’ diye anılan Belçika, Hollanda (Netherlands) ve Luxemburg tarafından Demir-Çelik Birliği oluşturulup Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) kurulmasıyla başlayan Avrupa Birliği (AB) oluşumunda Türkiye 40 yıldır hep gündemde.

Türkiye’nin AB’ye alınıp alınmaması bizleri bu kadar meşgul etmemeli. Olması gerekenlerin yapılması elbette gerekli. Osmanlı İmparatorluğu’nun para ve asker yardımıyla gelişerek bilimsel bulgularını çok iyi değerlendiren Avrupa ülkeleri sanayi devrimini yaparak birkaç adım öne geçmiştir. Bu nedenle dizginleri ellerinde tutmaktadırlar.

Türk milletini çok iyi tanıyan Atatürk, “Türk milleti çalışkandır...” diyerek, Türk ulusunun ve gelişmekte olan ülke insanlarının girişimcilik barutunu ateşlemiştir. İşte 1930’lu yıllarda başlayan ekonomik atılımlar, engelleri ve çengelleri de aşarak, gelişmektedir.

Bu yılın yaz aylarında, birkaç Mersinli iş adamı, Mehmet Hadra’nın beyninde çakan şimşeği değerlendirerek kararını verdi ve Türk-Arap İşadamları Derneği (TURAB) kuruldu. Odalar, kurumlar, kuruluşlar ve kişilerle yapılan görüşmeler sonucu, geç kalınmış bir girişim de olsa, zaman yitirilmeden atılım yapılması sonucuna varıldı.

Anadolu, Ortadoğu ve Kuzey Afrika halkları yüzlerce yıl, Osmanlı yönetiminde barış içinde yaşamışlar. Birinci Dünya Savaşı ile, Avrupalıların cinliği sonucu, Osmanlı İmparatorluğu parçalanmış ve o ülkelerin insanları Türklere karşı kışkırtmışlar. Olan olmuş, geçen geçmiş. Yeni kuşak insanları çağdaşlaşmanın aydınlığında, Atatürk ilkeleri çerçevesinde, ekonomik özgürlüğün öneminin bilincine varmışlar.

OECD, DTB, DB, IMF gibi uluslar arası ekonomik kuruluşlar yanında, dünyanın her yerinde, AB ve NAFTA gibi bölgesel ekonomik (ve siyasal) birleşmeler söz konusu.

Din birliği yanında, alışkanlıklarda, inanışlarda ve törelerde benzerlikler, Türkiye ile kardeş Türk cumhuriyetleri ve Arap ülkeleri insanlarını birbirine yakınlaştırmaktadır. Bu içsel duyguların oluşturduğu kardeşliği, ekonomik önlemlerle pekiştirmeyi gözardı etmemek gerek.

Tarihte, coğrafyada, siyasette ve ekonomide ortaya çıkan yeni gelişim ve oluşumlara uyum sağlayabilecek esnekliği yerinde ve zamanında göstermek ulusların sürekliliğinde önemli bir yer tutmaktadır. Ekonominin sürekliliği için de, ekonomi politikalarına uygun olduğu sürece, yabancı sermaye desteklenmelidir.

Ülkelerin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunmak üzere, çağdaş iş ilişkilerini geliştirmeyi amaçlayan bir dernek (Arapça’da toprak anlamında), kısa adıyla, TURAB doğdu. Bölgesel, ulusal ve uluslar arası ticaret, sanayi ve hizmet alanlarında etkinlikler düzenleyerek işadamlarının sorunlarını da ele alarak ekonomik yaşamı canlandırmayı düşünen TURAB, Türk ve Arap halklarında bulunan girişimci nitelikleri geliştirmek üzere bağımsız bir ortamda, sivil toplum kuruluşlarının da güçlenmesine yol açacak örgütlenmeyi gerçekleştirecektir.
M. Ali Sulutaş
TURAB Kurucu Üyesi
Foto Galeriler
Yazılar [TÜMÜ]
Doğan NARİN TURAB Genel Başkanı